
April 22, 2019 • By Olivier Safir
Her yaşam bilimleri şirketi, işe alım süreçleri için bir arama firmasıyla çalışmaz. Ancak kendi firmanız için doğru adayları bulmak her zaman kolay değildir. İşe alım çabalarınızın istediğiniz sonucu vermemesinin pek çok nedeni olabilir; ancak burada hatırlamanız gereken en önemli nokta şudur: yalnız değilsiniz!
İşe alım sektöründe faaliyet gösteren bizler bile kendi ekiplerimiz için doğru yetenekleri bulmakta zaman zaman güçlük çekiyoruz. Bu, başaramayacağımız anlamına mı geliyor? Kesinlikle hayır! Başarıya ulaşmak için sistematik bir yaklaşım benimsemek, önümüzdeki engelleri önceden tespit etmek ve bunlardan kaçınmak için elimizden geleni yapmak gerekiyor.
Siz de aynı yaklaşımı benimseyebilmeniz için, işe alım süreçlerinizin istenen sonucu vermemesine yol açan yedi nedene birlikte bakalım:
Pek çok işveren, gerçekte var olması neredeyse imkânsız bir "ideal çalışan" profili oluşturur. Rolün gerçekte ne gerektirdiğini doğru değerlendirmek ve bu ihtiyacı beklentilerle uyumlu hâle getirmek, doğru adayları belirlemede kritik bir öneme sahiptir.
Zeki insanlar kendilerini kâğıt üzerinde oldukça iyi gösterebilir. Oysa özgeçmiş, hikâyenin yalnızca küçük bir bölümünü anlatır. Özgeçmişte yazılanların mutlak doğru olduğunu varsaymak çoğu zaman dar görüşlülük olur. Karar vermeden önce referansları mutlaka kontrol edin, sorular sorun ve diğer paydaşların görüşlerini alın.
Bazı insanlar mülakatlarda gerçekten parlak bir izlenim bırakır. Ancak bu, o kişinin işe uygun olduğu anlamına gelmez; yalnızca ikna kabiliyetinin yüksek olduğunu gösterir. Bu, özellikle satış departmanı için işe alım yapıyorsanız olumsuz bir özellik sayılmaz; ama adayın gerçekte nasıl biri olduğu sorusu her zaman akılda tutulmalıdır. Çekicilik yalnızca belirli bir noktaya kadar işe yarar. Adayı ne kadar beğenirseniz beğenin, söylediklerini pratiğe dökebileceğinden emin olun.
Doğru adayları çekebilmek için güçlü bir işveren markası oluşturmak büyük önem taşır. Çalışanlarınız, kültürünüz, inovasyon anlayışınız ya da bunların bir kombinasyonu sayesinde çalışılmak istenen bir şirket olarak algılanmak, bu hedefe ulaşmanıza yardımcı olur. Çalışanlarınız için neler yaptığınızı kamuoyuyla paylaşın. Eğitim fırsatları, konut kaynakları, ücretli gönüllülük izni, cazip yan haklar veya sosyal imkânlar sunuyorsanız bunları duyurmaktan çekinmeyin.
Sosyal medya üzerinden işe alım stratejisi belirlediğinizde, yalnızca iş ilanı paylaşmakla yetinmeyin. Bu yaklaşım, potansiyel adayların ilgisini çekmez ve onları sizinle etkileşime geçmeye teşvik etmez. Sosyal medyadan işe alım iki yönlü bir süreçtir. Ağ oluşturma etkinliklerinden fotoğraflar, çalışan başarı hikayeleri veya ofis dışı sosyal aktiviteler paylaşarak marka kişiliğinizi yansıtın. Bu, adayların kendilerini o ortamda hayal etmelerine olanak tanır ve hedeflediğiniz üst düzey yeteneklere ulaşmanızda size avantaj sağlayabilir.
Bu durum hem işe alım uzmanı hem de aday için geçerli olabilir. Ancak bir düşünün: Adayınız kurumunuzda çalışmanın avantajlarını göremezse, size bir şans vermek için ne gibi bir motivasyonu olacak? Bu süreci daha verimli yönetmek için bir "ideal aday profili" oluşturmak iyi bir yöntemdir. Bu profil, adayın mesleki zorluklarını, değerlerini ve kısa ile uzun vadeli hedeflerini önceden belirlemenize yardımcı olur; böylece mülakat sürecinde bu noktalara etkili biçimde değinebilirsiniz.
Tüm yeni çalışanların yüzde kırkı ile ellisi ilk altı ay içinde işten ayrılmaktadır. Bu durumun büyük bölümü, var olmayan ya da yetersiz kalmış bir oryantasyon programından kaynaklanmaktadır. Yeni çalışanınızın ilk aşamalarda özenle desteklenmesi gerekir. Net bir süreç tanımlamak, ölçüt noktaları belirlemek ve bu süreç boyunca yeterli mentorluk sağlamak başarıya ulaşmanıza katkı sağlayacaktır. Adayı, öğrenme sürecinde yanında duracak kişilerle buluşturun. Bu dönemde ulaşılması gereken kilometre taşlarından oluşan bir ilerleme yol haritası belirleyin. Bu yaklaşımlar aynı zamanda çabalarını somut olarak değerlendirmenize ve başarıyı ölçmenize de yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak, başarılı bir işe alım süreci kararlılık gerektirir; ancak büyük resmi geniş bir perspektiften görebilmeyi de zorunlu kılar. Kendinize şu soruları sormalısınız: Bu kişi şirkete nasıl katkı sağlayacak? Ekibimle nasıl geçinecek? Gerçekte ne arıyor? Ve burada mutlu olacak mı? Bu soruları yanıtlayabiliyorsanız, aradığınız yeteneği bulma konusunda oldukça iyi bir konumdasınız demektir.