
March 8, 2019 • By Olivier Safir
Amerika'daki iş piyasası hiç bu kadar rekabetçi ve heyecan verici olmamıştı. Bir türlü sona ermeyecekmiş gibi görünen iş durgunluğunun ardından, pek çok sektördeki şirketler artık en iyi yetenekleri aktif olarak arıyor.
Teknoloji ve Yaşam Bilimleri, talebin en hızlı arttığı iki alan olarak öne çıkıyor. Bir kısmı yeni mezun olan genç yeteneklere yönelik rekabet son derece yüksek. Bazı şirketler, çaresizlik içinde, yalnızca birkaç yıl önce değerlendirmeyi düşünmeyecekleri adayları yeniden gözden geçirmeye hazır. Bu durum, söz konusu alanlarda uzmanlaşmış insan kaynakları şirketleriyle iş birliği yapmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bugün mevcut iş ilanları sayısı, işsiz sayısına neredeyse eşit — bu, bin yılın başından bu yana görülmemiş bir gösterge ve 2009 sonrası resesyon döneminde her bir iş ilanı için yaklaşık yedi kişilik oranın tam tersine işaret eden çarpıcı bir dönüşüm. Bir aday yerleştirildikten sonra asıl mesele, o kişiyi yeterince motive ve üretken tutarak uzun vadede elde tutabilmektir.
Şirketlerin rekabet etmek, yenilik yaratmak ve sektörde güçlü bir konum elde etmek için büyük bir çaba harcadığı bu ortamda, profesyonel bir işe alım uzmanıyla çalışmak son derece mantıklı bir tercih. Bir şirketin anlık ihtiyaçlarının ötesini görebilen bu uzmanlar, uzun vadede fark yaratacak adayları bulma konusunda çok daha güçlü bir konuma sahiptir ve beklentilerin çok üzerinde değer sunarlar.
Finansal ve verimlilik hedeflerini karşılama baskısı devam ettikçe, doğru kişiyi doğru pozisyona yerleştirmek her zamankinden daha kritik bir hale geliyor. Şirketlerin ihtiyaç duydukları yetenekleri bulmakta güçlük çekmesi nedeniyle iş büyümesinin yavaşlaması bekleniyor.
PNC Financial'ın baş ekonomisti Gus Faucher'e göre bu durum, şirketleri kilit çalışanlarını elde tutmak için maaş artışına gitmeye zorlayacak. Öte yandan çalışanlar, ellerindeki gücü kullanarak iş değiştirmenin kendileri açısından kazançlı olduğunu fark ediyor.
Atlanta Federal Rezerv Bankası'nın araştırması, iş değiştiren bireylerin maaşlarında ortalama yüzde 3,9 oranında artış yaşandığını ortaya koyuyor; bu da seçenekleri açık tutmanın cazip olduğunu gösteriyor. Bu veri, finans sektöründeki küçük bir kesimi yansıtsa da her sektördeki şirketler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor: Çalışanlar huzursuzsa, başka fırsatların peşine düşmeleri kaçınılmaz olur.
Şu an her zamankinden daha fazla, uyuma göre işe alım öncelikli hedef olmalıdır. Doğru pozisyona yerleştirilen bir çalışan tüm taraflara fayda sağlar: Çalışanlar mutlu, kendini geliştirebileceği bir ortamda ve tatmin olmuş hisseder; işten ayrılma oranları belirgin biçimde düşer; şirketler ise ekiplerinin kurumun kültürüne tam olarak uyum sağladığını bilerek büyüyebilir, yenilik yapabilir ve başarıyla ilerleyebilir.
Hayatta hiçbir şey garanti olmasa da bazı iş kararları, işe alım söz konusu olduğunda başarı olasılığını artırmanıza yardımcı olur. Yönetici yeteneği ve liderlik nitelikleri her zaman apaçık ortada değildir; çoğu zaman bir fırsat kendiliğinden önünüze çıkmaz.
Çoğu zaman asıl mesele, nereye bakacağınızı bilmektir ve işte bu noktada yanınızda bir insan kaynakları uzmanının bulunması fark yaratır. Doğru adayı belirlediğinizi düşünseniz bile, başarılı bir süreç yürütmek belirli bir incelik ve sezgi gerektirir; hem uzun vadeli hedeflerinizi hem de adayın gerçekte ne istediğini anlamak şarttır — ve bu çoğunlukla para ile doğrudan ilgili değildir.
En iyi yetenekler için para tek başına belirleyici değildir. Elbette önemli bir etkendir; ancak becerilerine ve tutkularına uygun bir ortam bulmak da en az para kadar önem taşır. Bir çalışan — ister yönetici ister araştırmacı olsun — bulunduğu yerde kendini doğru hissediyorsa, ayrılma ihtimali çok düşer.
Adayın amaç duygusuna hitap etmek kilit önem taşır ve bu, nüanslı bir yaklaşım gerektirir. Adayınız bu kadar güçlüyse, diğer işe alım uzmanlarının ve şirketlerin de onun dikkatini çekmeye çalışacağı kaçınılmazdır.
Sonuç olarak, doğru yeteneği bulmak başarınız için kritik öneme sahiptir. Araştırmalar, yüksek performanslı çalışanların ortalama bir çalışana kıyasla en az sekiz kat — yüzde 400 — daha üretken olduğunu ortaya koyuyor. Bu, doğru işe alımın önemini destekleyen güçlü bir argümandır.
Pact and Partners'ın liderlik kadrosu oluşturma ihtiyaçlarınızda size nasıl destek olabileceği hakkında daha fazla bilgi almak için bugün bize ulaşın.